mavi asalet

2012-12-19 13:23:00
mavi asalet |  görsel 1

Devamı

IŞILTILI BİR CİLT İÇİN 12 ÖNERİ

2012-12-19 11:01:00

Işıltılı Bir Cilt İçin çok özel 12 öneri Rüzgar ve soğuk havaya maruz kalmak cilt kuruluğuna sebebiyet vererek cildin yaşlanmasına neden oluyor. Uzmanlar alınan basit yöntemlerle, ışıltılı bir cilde kavuşulabileceğini belirtiyor. Kış mevsiminde soğuğa maruz kalan cildin nem içeriğinin azalması sonucu ciltte kuruluk oluşabiliyor. Bunun nedeni ise soğuk hava şartlarında vücudun ısı kaybını önlemek için damarların çapını daraltması sonucu cilt yüzeyindeki kan dolaşımının azalması olarak bildiriliyor. Kuruluk ciltte kepeklenme, pullanma, kızarıklık, koyulaşma, yanma ve kaşıntı gibi pek çok sorunlar oluşturabiliyor. Kadınlarda yüz ve göz çevresinde oluşan kuruluk tahrişe, özellikle de göz çevresinde koyulaşma ile yaşlı cilt görünümüne sebep olabiliyor. Kuruyan cildin neden olduğu bir başka sorun ise ciltte egzama hastalığını tetikleyebilmesi. Dermatoloji Uzmanı Dr. Bahar Öznur, kış mevsiminin cilt üzerindeki olumsuz etkilerinden korunarak ışıltılı bir cilde sahip olmanın yollarını anlattı. IŞILTILI BİR CİLT İÇİN 12 PÜF NOKTASI 1. Kivi cilde nem veriyor: Özellikle bol meyve ve sebze tüketimi cilt sağlığında son derece önem taşıyor. Örneğin C vitamini serbest radikallerle savaşarak hem cildin gençleşmesine katkı sağlıyor, hem de cilde nem veriyor. Ayrıca kollajen sentezini arttırıyor. Bu yüzden özellikle portakal, mandalina, greyfurt, kivi, brokoli, maydanoz ve kuşburnu gibi C vitamininden zengin besinleri sofranızdan eksik etmeyin. Örneğin 100 gr kivi, 90 mg C vitamini ihtiyacınızı karşılamaya yetecektir. 2. Somon balığı derin çizgilerde etkili oluyor: Somon balığı cilt elastikiyetini artırma özelliği bulunan bir tür karotenoid olan astaxanthin içeriyor. Bu içerik ise yüzdeki derin çizgilerin oluşmasını engellemeye yardımcı oluyor. Haftada 2 kez ızgara somon balığı yemek cilt için son derece faydalı. Ayrıca günümüzde en etkili anti-aging yöntemlerden biri olan somon DNA'sının mezoterapi yöntemiyle cilt içine uygulanması, hacminin 10 bin katı suyu tutarak, cildin nem denge... Devamı

ÇÖREK OTUNUN FAYDALARI

2012-12-19 10:59:00

Çörek Otunun Faydaları Son dönemde GDO’lu ve hormonlu ürünler ile kötü beslenme saldırısına uğrayan insanoğlu, doğallıktan uzak bu ürünlerin sağlığına verdiği zararı yine doğallıktan uzak kimyasal ilaçlar ile tedavi edemeyince tekrardan doğalbesinlere yönelmeye başlamıştır. Anadolu’da halkın beslenme ve tedavi amacıyla başvurduğu birçok bitki olmasına rağmen, bunlar arasında çörek otunun yeri ayrıdır diyebiliriz.Bu noktada besinlerin organik olanları seçilmeye gayret edilirken, bir yandan da organik bitkisel ürünlerle tedavi çalışmaları yapılmaktadır. Doğanın ve doğallığını yenidenkeşfeden insanoğlunun bu özel buluşması, hiç şüphesiz birçok doğal bitkinin de bilim dünyası tarafından araştırılmasına temel hazırlamıştır. Çörek otu ve çörek otunun insan sağlığına olan faydası hususunda, İslâm peygamberi Hz. Muhammed tarafından da birçok önemli bilgipaylaşılmıştır. Bir hâdiste, “ölümden başka her şeye devadır” diyerek çörek otunun faydalarına dikkat çeken Hz. Muhammed’in bu söylemleri, İslâmi bilim dünyasında çörek otuna olan ilgiyi arttırmıştır. Peki, gelişen teknoloji ve bilimsel çalışmalar ile çörek otunda ne gibi etkiler gözlemlenmiştir? İnsan sağlığına ne gibi faydaları vardır? Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Uslu’nun yapmış olduğu akademik çalışmalarda, çörek otunun birçok faydası dikkati çekerken bunlardan bağışıklık sistemini güçlendirmesi, kansere ve gribal iltihaba karşı önleyici/koruyucu ve tedavi edici özellik göstermesi öne çıkanlardır. Bağışıklık sistemi, bizi neredeyse tüm hastalıklara karşı koruyan önemli bir sistemimizdir. Dolayısıyla bu sistemimizin güçlü ve sağlıklı olması, bizi birçok hastalıktan korumuş olmaktadır. Çörek otunun bağışık sistemine yaptığı bu katkı da bu sebeple çok önemlidir. Çörek otu aynı zamanda aşağıda yazacağımız etkileri de içeriğinde barındırır: - Kanserle mücadelede önleyici, tedavi edici etkis... Devamı

Yaradılış Sırrı Tom KNOK

2012-12-18 11:49:00

Son zamanlarda okuduğum en güzel romanlardan birini bitirdiğim için hafif bir üzüntü duyuyorum diyebilirim.Şimdi ne yapacağım ? Başladım Urfa ile ilgili detayları incelemeye, sonra insanlığın evrimi de cok önemli bir konu haline geldi. Cok heyecanlı olan bu kitabın konusunun özellikle ülkemizde gecmesi ve tarihi bilgilerininde doğru olması insanın içinde çok merak uyandırıyor. Evet soralım bakalım, insanoğlu neden avcılık-toplayıcılık gibi daha kolay bir iş varken tarım gibi daha zahmetli bir işe yöneldi? Neden gercekte de Urfa'da ki Göbekli Tepe'nin üstü örtülmüş?............. bu gibi bir dolu soru var. İşte okuyucuya kitap bittikten sonra bile araştırma ihtiyacı veren bir roman benim için baştacı olmustur artık :) Bunların yanı sıra sizlere bir tavsiyem ; kitapta yer alan "Nefilim" (Nephilim) konusunu bir incelemeniz, bakın bakalım altından ne çıkıyor? :)) Devamı

Hayatımın Yolu

2012-12-14 15:24:00
Hayatımın Yolu |  görsel 1

Reiki Nedir? Rei her yerde varolan, ki: ruhsal yaşam enerjisi anlamına gelmektedir. Sözcük anlamı, Japonca’da, “Evrensel Yaşam Enerjisi” anlamına gelmektedir. 1900′lü yılların başında Mikao Usui tarafından çok eski olan şifa yönteminin araştırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Reikinin tarihi çok daha eski olmasına rağmen bu bilginin günümüze ulaşmasındaki en önemli kişi bu konuyu derinlemesine araştıran Mikao Usui’dir. Reiki herhangi bir din yada inanç şekli değildir her inanca sahip insan tarafından kolaylıkla uygulanabilir. Reiki tıbbı reddetmez aksine tıbbi tedaviye destek olma işlevindedir. Hastaların mutlaka tıbbi tedavi görmesi gerektiğini savunan reiki uygulayıcıları reikinin faydalarını tüm dünyanın daha iyi görmesini sağlamışlardır. Reikinin hiç bir zararı yada yan etkisi yoktur, zamanla unutulmaz ve etkisi kaybolmaz. Bir çok hastalıkta tıbbi tedaviyi tamamlar,zihinsel ve bedensel gerginlilerden kurtulmayı sağlar, ilaçların yan etkisini azaltır,yorgunlukları giderir,bağımlıklardan kurtulmaya yardım eder kısaca pozitif enerjiyi arttırma ve kişisel gelişim anlamında önemli pozitif etkiler yapar. Reiki bugün dünyada yaklaşık iki milyon kişi tarafından uygulanmaktadır ve bu sayı her geçen gün artmaktadır. Dünyada bir çok hastane reiki uygulamayı bütünleyici kabul etmekte ve reikiyle ilgili çalışmalara önem vermektedir. Reiki uygulayıcılarda sezgileri güçlendirir, ruhsal farkındalığın artmasını sağlar. Reiki evrensel bir enerjidir ve hiç bir kişinin tekelinde değildir. Reiki ile herkes kendinin şifacısı olabilir. Devamı

Kokularla Dans

2012-12-14 14:47:00
Kokularla Dans |  görsel 1

Adaçayı Yağı: Yara iyileşmesinde, cildin gerilmesinde, regl sancılarında, streste, baş ağrılarında, yorgunlukta, bronşit ve astımda etkilidir. Antiseptik özelliğe sahip olduğu için cilt temizliği, bakımı ve problemlerinde kullanılır. Ardıç (Juniper) Yağı: Zihin için uyarıcı, berraklaştırıcı ve destekleyicidir. Kalp yetmezliği ve romatizmal hastalıklarda kullanılır. Burkulma ve çarpma gibi durumlarda ağrı kesici ve kaslarda gevşeme özelliği vardır. Regl sancılarının giderilmesine, kramplara ve zayıf dolaşım bozukluklarına ve strese karşı etkilidir. Bergamot Yağı: Rahatlatıcı ve ferahlatıcı olması nedeniyle uyku bozukluklarında kullanılmaktadır. Antiseptik, antimikotik, antibakteriyel ve iyileşmeyi hızlandırıcıdır. Ateş, akne, tansiyon, yara, kas gerginliklerini giderici, tonik, böbrek ve böbrek üstü bezi fonksiyonlarını düzenleyici. Biberiye (Rosemary) Yağı: Kansızlık, astım, kalp çarpıntısı, karaciğer, uykusuzluk, bronşit, sinüzit, gibi, rahatsızlıklara karşı kullanılır. Saç dökülmesi, kepeğe ve sivilcelere karşı faydalı ve cilt temizleyicidir. Romatizmal bölgelere ve ağrılı yerlere masaj yapılısa yararı görülür. Uyarı: Hamilelik döneminde ve epilepsi hastalığında risklidir. Çam Yağı: Yorgun zihni güçlendirir ve canlandırır. Antiseptik, bütün viral enfeksiyonlarda, öksürükte, soğuk algınlıklarında, kas ağrılarında ve romatizmal ağrılarda etkilidir. Derideki ölü hücrelerin temizlenmesine, terlemeye karşı tonik olarak kullanılır. Çayağacı Yağı: Virüs, bakteri ve mantar enfeksiyonları, yara, yanık, soğuk algınlığı, nezle ve sivilcelere karşı etkilidir. Böcek sokmalarında kullanılır. Uyarı:Toksik ve itite edici değil buna rağmen bazı duyarlı kişilerde endikasyonlar olabilir. Defne Yağı: Baş ağrısı, nefes darlığı, öksürük, romatizma, mantar, kas ağrıları ve saç dökülmesine karşı etkilidir. Gargara şeklinde uygulandığında; bademcikl iltihabını, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonları iyileştirir. Kas gevşetiçi, mikrop öldürücü ve terletici ö... Devamı

Kokuların Dünyası

2012-12-14 14:41:00
Kokuların Dünyası |  görsel 1

Aromaterapi: Aromalı kokan bitkilerin kullanımı çok eskilere dayanır. Kurutulmuş çiçek, odun, reçine, meyve veya kabukların yakılarak tütsülenmesi ile hastalar tedavide, temizlikte veya bazı ilkel kabilelerde batıl inançların tapınmalarında kullanılmıştır. Çiçekler ezildikten sonra sabun, kozmetik madde yapımında ve tedavi maksadıyla kullanılmıştır. Bitkilerin çiçek, kök, gövde, reçine veya kabuklarından özel metotlarla damıtılarak esanslar elde edilmiştir. Tarihte ilk defa su buharı ile damıtmayı (distilasyon) İbn-i Sina MS: 1000 yılında gerçekleştirmiştir. Büyük bir Türk alimi olan İbn-i Sina batılılar tarafından ya İranlı veya Arap olarak bilinmekte, fakat asla Türk olduğundan bahsedilmemektedir. Arkeolojik kazılardan distilasyonun MÖ: 3000 yıllarında şimdiki Pakistan da kullanıldığı bilinmektedir. Sedir, tarçın ve çam terebentinin MÖ:1400'lü yıllarda Mısırda su buharı ile damıtılarak ve hatta eter yağı sabit yağ içinde çözerek, bundan fitil, krem, yakı, ve tozlar imal etikleri tespit edilmiştir. Filistin, Sümer, Asur, Rom, eski Hint ve eski Çinlerinde bitki esanslarını kullandıkları bilinmektedir. İbn-i Sina'nın (980-1037) su buharı ile damıtma (distilasyon) metodunu geliştirmiş ve tarihte ilk defa saf eter yağı (uçucu yağ, eterlik yağ veya esans) elde edilmiştir. Bu buluş tek başına İbn-i Sina'ya ait olmayıp kendinden önce bu alanda İslam alimlerinin yüzlerce yıllık bir çalışmasına son noktayı konmuştur. İbn-i Sina'nın yazdığı yüzlerce eserden maalesef istifade edemiyoruz. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlıkları ne işe yarıyor. İngiliz asıllı doktor ve astrolog Nicholas Culpeper (1614-16549) aromalı bitkiler üzerine araştırmalar yapmış ve eserler yayınlamıştır. Bir çok alim onu takip etmiştir. Aromaterapinin asıl kurucusu Fransız asıllı kimyacı Rene’ ‚Maurice Gattefosse’ olup 1936 yıllında ‚Aromaterapi’ isimli eserini yazmış ve o günden beri bu ilim dalı Aromaterapi diye anılmıştır.... Devamı

Fotoğraf

2012-12-14 14:35:00
Fotoğraf |  görsel 1

Ayurvedik Terapi Masajı, Günümüzde Hindistan, Nepal, Sri Lanka’da uygulanmaktadır. Çin ve Tibet tıp sistemleri üzerinde etkileri olmuştur. Ayurveda "Ayur" ve "veda" olarak iki kelimeden oluşmuştur. "Ayur" hayat veya hayat ilkesi anlamına gelen "ayus" kökenlidir, "veda" ise "bilgi" anlamına gelir . Ayurvedik bilgin in Hindistan’da Rişi ve Munilere atfedilen spiritüel bilgiye dayalı olduğuna inanılır. Ayurvedik Masaj Ayurveda milattan önce ortaya çıkan çok eski bir bilim dalıdır . Ayurveda ” hayat bilimi” demektir. Bu bilim dalı doğa ve beden dengesinin nasıl sağlanacağını anlatır ve bir insanın sağlıklı kalabilmesi için, doğru beslenmekten doğru beden hareketine, doğru nefesten evrenin bilgisine kadar geniş bir yelpazeyi aktarır . Ayurveda insanla birlikte doğdu ve gelişen insanla birlikte gelişerek günümüze kadar geldi. İnsanı ruh ve beden olarak iki bölümde düşünürsek içerde ve dışarda iki farklı doğamız olduğunu anlarız. Bu iki doğa arasındaki dengeyi ise zihinle koruruz. Her insan farklı bir enerjidir ve kendi dinamiği ile vardır. Ayurvedic masaj beden ve zihni bir bütün olarak ele alır. Bu masaj bedenin kendini yenilemesi onarması, kasları ve eklemleri, kan dolaşımını rahatlatarak zihnin de sakinleşmesine imkan tanır Bedenin başın tepesinden ayakların altına kadar olan enerji noktalarına yağla yapılan temasla bedendeki enerjinin güçlenmesi sağlanır. Kişinin stresten uzaklaşıp rahatlamasını ve düzenli uyumasını, ağrılardan kurtulmasını sağlayan bir masaj türüdür. Devamı

Ayak Hayattır

2012-12-14 14:32:00
Ayak Hayattır |  görsel 1

Doğal Şifa, Refleksoloji BEDENİMİZİN doğal iyileştirme gücünü doğal şifa yöntemleriyle harekete geçirerek kendimizi daha iyi hissedebiliriz. Tıbbi bilgilere göre insan vücudundaki sinir uçlarının 7000 tanesi ayak tabanında bulunmaktadır. Ayak aynı zamanda bütün meridyen kanallarının sonlandığı yerdir. Refleksoloji, ayaklara uygulanan özel ovma hareketleriyle vucudun belli bölgelerinde bloke olmuş enerjiyi çözerek, bedenin kendi kendisini iyileştirme gücünü harekete geçirmesi olarak tanımlanabilir. Refleksoloji ‘denge’ sağlayan bir terapidir. Refleksoloji Terapisi kişinin kendisini, fiziksel, duygusal ve ruhsal bakımdan iyi hissetmesini sağlar ve kişiye doğal dengesini kazandırır. Refleksoloji keyifli, dinlendiren ve ağrı sızı vermeyen bir terapidir.Refleksoloji, bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktalarının ayaklarda olduğu... ... Devamı

Körleşme

2012-12-14 14:23:00
Körleşme |  görsel 1

nadiren baştan sona hatırladığım ve beni uzun süre kendisine dönderip düşündüren romanlardan bir tanesidir körleşme… ruh halimin içe kapanma döneminde okuduğumdan mıdır yahut canetti’nin hakkını verdiği yeteneğinin öngöremediğim fazlalığından mıdır, okuduğum çoğu kitaptan fazla etkilemiştir beni. “marakeş’te sesler” var bir de, o daha yüzeyseldir. gezip görülenler imgelenir zihnimizde, birazcık düşündürür belki bir süre… fakat körleşme, yazının ve kelimelerin gücünü kanıtlayan bir roman olarak daha içseldir, yargılara, sanılara, düşüncelere doğrudan nufuz edişi -çevirenin de hakkını vermeyi unutmayarak- insanı uzun süre kendisine mahkum ettirir ve anlayamazsınız nedenini. bir şey yok bu kitapta dersiniz ilk başta, konu sıradandır, hatta enikonu sıkıcılaştığını düşündüğünüz bölümleri karşınıza zuhur etmeye başlar fakat ilerledikçe paragraf paragraf, sayfa sayfa, oradaki insanların sizin olağan hayatta karşılaştıklarınızdan çok farklı olduğunu anladığınızda, baştaki “sıkıyor mu ne, konu-karakter örgüsü gereğinden fazla mı yayılmış acaba?” sorularınız, cevaplarını hızlı çevrilen sayfalarda bulur. canetti, insanın iç sesine ulaşabilmiş nadir yazarlardan, zaten onu farklı kılan da o bence. bizim romancılarımız neden uluslaraarası alanda itibar görmüyor? sorusuna da artık daha fazla cevap aramayalım. bir camus, bir joyce, bir backett daha uzun bir süre çıkmaz bizim buralardan. tabii istisnalarımız olmuştur, şaşırmışızdır. neyse, körleşmeye dönersek; hele doktor kardeşi ile kitabın sonlarına doğru profesör kien’in girdiği derin muhabbetler vardır ki, neresinden bakılsa o doğru gelir. laflar ve birbirine karşı savrulan cevaplar, yazarın, okuyucuya vermek istediği düşünceye ulaşılması için birbiri ardına gelen araçlar değildir, (kaldı ki saltık bir düşünce uyandırmaya yeltenmez hiçbir zaman) başlı başına bir noktaya varmaz muhabbetler, yazar bir şey vurgulamak istemez, sanki o insanlar hakikaten yaşamışlardır diye düşünürsünüz, dialoglarda (ve monologlarda) doğal... Devamı

Tanrılar Okulu

2012-12-14 14:13:00
Tanrılar Okulu |  görsel 1

Düşle, düşle, düşle... Asla düşlemekten vazgeçme. Gerçeklik arkasından gelecektir. Çok etkileyici ve ruhuma hitap eden bir kitaptı. Tam olarak anlamak ve kavrayabilmek için acele etmeden sindirerek okunmalı. Derinlerde kalan, özümüzde bildiklerimizi ortaya çıkarmanın yol haritası. Öneriyorum. Devamı

Tanrı daima tebdil-i kayafet gezer

2012-12-14 14:08:00
Tanrı daima tebdil-i kayafet gezer |  görsel 1

Ben sevdim eminim sizde seveceksiniz Devamı

Fotoğraf

2012-12-14 10:17:00
Fotoğraf |  görsel 1

Devamı

Herkes Boyun Eğen İnsanlar İster...

2012-12-13 16:54:00
Herkes Boyun Eğen İnsanlar İster... |  görsel 1

Herkes boyun eğen insanlar ister. Anne babalar boyun eğen çocukları sever ve unutma ki boyun eğen çocuk en aptal olandır. Başkaldıran çocuk ise zeki olandır ... ...Kaynak : aldeakuantumkocenerji.blogcu.com Devamı

Ye Sev Dua Et

2012-12-13 16:52:00
Ye Sev Dua Et |  görsel 1

Devamı