Kral Olan Kraliçe

2013-03-19 12:56:00
Kral Olan Kraliçe |  görsel 1

Kral Olan Kraliçe   Üvey oğlunu gölgede bırakıp, Eski Mısır’ı bir erkek gibi yönetmesinin ardında yatan neden neydi? Hatşepsut’un mumyası ve gerçek öyküsü gün ışığına çıkıyor. Parmak uçlarında insanı tuhaf bir şekilde etkileyen dokunaklı bir şeyler vardı. Bedeninde güzellikten yana başka hiçbir şey kalmamıştı. Boynuna dolanmış keten, sadece moda olsun diye takılmış ve amacına ulaşamamış çirkin bir aksesuvar gibiydi. Üst dudağın alt dudağın üzerine kapandığı ağzı ürkütücü bir kıvrım oluşturuyordu. (Hatşepsut, üstçene dişlerinin önde oluşuyla ünlü bir soydan geliyordu.) Göz çukurları siyah reçine ile kaplanmış, burun delikleri kumaş ruloları ile doldurulmuştu. Sol kulağı, kafatasının yanındaki etin içine gömülmüştü ve kafasında neredeyse hiç saç yoktu. Kahire’deki Mısır Müzesi’nde -kapağı bizim için açılan- sandukanın üzerine eğilmiş, büyük olasılıkla dişi firavun Hatşepsut’a, İÖ 1479-1458 arasında Mısır’ı yöneten ve bugün, Mısır’ın 18. Hanedanı’nın altın çağındaki yönetiminden çok, bir erkek rolünü üstlenme cesaretine sahip oluşuyla ünlenmiş bu sıradışı kadına ait bedene bakıyordum. Havaya baştan çıkarıcı mür reçinesi parfümünün kokusu değil de, görünüşe göre, Hatşepsut’un bir kireçtaşı mağarada geçirdiği yüzyıllar içinde oluşmuş ekşimsi, keskin bir koku hakimdi. Perişan haldeki bu şeyi, çok uzun bir süre önce yaşamış ve adına, “Ona bakmak diğer her şeyden daha güzeldi” cümlesi tarihe kazınmış büyük yönetici ile bağdaştırmak hiç de... Devamı

Mısır Mitolojisi 'deki Önemli Tanrılar

2013-03-19 12:53:00
Mısır Mitolojisi deki Önemli Tanrılar |  görsel 1

1)RA Ra,Mısır mitolojisinde güneş tanrısıdır.Kutsal merkezi Heliopolis'dir.Genellikle başında bir disk bulunan şahin kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır.Eski tanrı Atum'la bir tutularak,IV. sülale döneminde devlet tanrısı olmuştur. Kefren'den başlayarak firavunlar,onun soyundan geldiklerini ilan etmişlerdir. Ra daha sonra Horus'u da kapsamış ve Ra-Horakhty (ya da Ra-Horus) ismini almıştır. Güneş Ra'nın sembolüdür; tüm vücudunu ya da gözünü temsil eder. Ra'nın sembolleri güneş sembolleridir, Phoenix'e benzer bir özelliği vardır; her sabah ateşlerin içinden tekrar doğar. 2)SETH Aşağı (kuzey) Mısır kralı kabul edilir.Bir eşeği anımsatan kırmızı saçlı ve büyük kulaklı bir hayali hayvan olarak temsil edilir.Çöl ve fırtınalar ile beraber düşünülür.Yunanlılar, bu tanrıyı Typhon olarak görürler. Uzun yıllar, Seth, aşağı Mısır'ın,Horus da yukarı Mısır'ın simgesiydi.İki ülke birleştikten sonra,Seth ve Horus beraber taç giymiş firavunlar olarak gösterildiler.Fakat yukarı Mısır,aşağı Mısırı fethettikten sonra,güneyin firavunları sıklıkla Horus'un (yukarı Mısır'ın tanrısı) şeytani düşmanı Seth olarak portrelendiler. Seth, Osiris'in erkek kardeşidir.İsis, Osiris'in karısıdır,oğulları,Anubis ve Horus'tur.Seth'in hiç çocuğu yoktur,çorak çöller onun için onunla anılır.Horus ile savaşları boyunca, tanrıça Neith,Horus'a taht,Seth'e ise Astarte ve Asat tanrıçalarını veren bir anlaşma önerdi. Seth,erkek kardeşi Osiris'i öldürmesi ile ünlüdür,aynı zamanda onun oğlu Horus'u da öldürmeye teşebbüs etmiştir.Horus,yaşamış,babasının ölümünün intikamını almış ve Seth'i sonsuza kadar ç&ou... Devamı

Mısır İnsiyeleri

2013-03-19 12:48:00
Mısır İnsiyeleri |  görsel 1

Mısır'da yüzyıllarca sürdürülen inisiyatik eğitimin dünya üzerinde birçok etkileri ve bu etkilerin çeşitli yansımaları ol­muştur. Çünkü dünya üzerindeki birçok ülkeden kalkıp Mı­sır'a gelip inisiye edilen kişiler, daha sonra geldikleri ülkele­re dönmüşler ve eğitildikleri merkeze ait bilgileri üstü örtülü bir şekilde kendi ülkelerinde dile getimıişlerdir. Böylelikle inisiyatik sırlar bilgisine ait gelenek, farklı yerlerde, farklı gö­rünümler altında yeşerme imkânı bulmuştur. Bunların başında Antik Yunan Kültürü gelir. "Sayılar evrene hükmeder..." "KutsalMatematik'' ve "Sayılar Bilimi", Fisâgor tarafından işte tek bir cümleyle böyle ifade edilmişti... Evet... Antik Yunan Kültürü dendiğinde ilk akıllara gelen isim Fisagor'dur. Fisagor gerçekten de. Yunan Kültürü'nde çok önemli bir ba­samak taşı oluşturmuştur. Ancak Fisagor'a gelmeden önce Yunanistan'da yaşananları kısaca hatırlayalım... Böylelikle Mısır Kültürü ile Yunan Kültürü'nün bağlantılarını çok daha iyi gözler önüne serme imkânını elde edebileceğimizi düşü­nüyorum... FİSAGOR ÖNCESİ YUNANİSTAN Dişil Ay İnisiyasyonu'nun dejenere edilmiş hali olan "Baküs" ile Eril Güneş İnisiyasyonu'nun dejenere edilmiş hali olan "Apollon" dinleri Yunanistan'da bir arada yaşatıl­maklaydı. Bunlar bir arada yaşamaktan ziyade, birbirleriyle sürekli çekişen ve birbirlerine üstünlük sağlamaya çalışan iki ayrı ra­hipler grubunun başını çektiği bir kaos ortamı içinde bulun­maktaydılar demek, aslında d... Devamı

Sümerler Hakkında Bir Çok Şey

2013-03-15 13:39:00

sümer ve babil mitolojisi Yaratılış Efsanesi: Babil'in yaratılış destanı Enuma Eliş, tanrıların düşüşünü ve aralarındaki ilk yabancılaşmayı, diğer pek çok dinde rastlanan büyük tanrılarla genç tanrılar arasındaki savaşları anlatan hikayelere benzer bir öyküyle aktarır. Evrensel boşlukta ilkin erkek dev Absu'yla dişi dev Tiamat varmış, bunların birleşmesinden erkek yılan Lakamu meydana gelmiş, yılanların birleşmesinden de gökyüzü tanrısı Anşar'la yeryüzü tanrısı Kişar doğmuş, yeryüzüyle gökyüzü birleşerek Anum, Enlil ve Ea'yı doğurmuşlar. Böylelikle sessizlik bozulmuş ve evrende gürültü başlamış. Sessizliğe alışık olan Absu'yla Tiamat bu gürültüden tedirgin olmuşlar. Absu, bütün yarattıklarını yoketmeye karar vermiş, çocuklarının yok olmasını istemeyen Tiamat her ne kadar ona karşı koymuşsa da dinletememiş. Ne var ki büyükbabasının bu kararını sezgileyen Ea bir büyüyle onu yoketmiş. Kocasının yokoluşuna çok üzülen ve o oranda da çok kızan Tiamat bir canavarlar ordusu kurarak öcalmak ve bütün tanrıları yok etmek istemiş. Tiamat dehşet verici yaratıklardan -akrep adamlar, kentaurlar ve başka korkunç yaratıklar- oluşan bir demon ordusunun başına komutan olarak konkunç dev Kingu'yu getirmiş ve kader ipleri'ni de onun eline vermiş. Tanrılar önce korkudan titremişler, sonra ç****izlik içinde kendilerini savunmaya karar vermişler. Önce Anum ve sonra Ea savaşı yönetmeyi denemişlerse de becerememişler ve korkup kaçmışlar. Tiamat'la başa çıkamayacaklarını anlayan tanrılar sonunda Marduk'a başvurmak zorunda kalmışlar. Marduk, kendisini bütün tanrıların başkanı yapmaları ve kaderin iplerinide kendisine vermeleri şartıyla başkomutanlığı kabul etmiş. ... Devamı

Tarih Sümerle Başlar

2013-03-15 12:37:00
Tarih Sümerle Başlar |  görsel 1

       Anadolu toprakları üzerinde yaşayan bizler, biraz değer bilir insanlar olsak, antik tarihi Vandallar gibi yakıp yıkmaz, tarih hazinelerimiz ve bizim güvenilirliğimize emanet edilmiş kültür hazineleri olan heykellerin başlarını kırmaz, fresklerin gözlerini oymazdık diye düşünüyorum. Elbette bu bir kültür sorunudur, ama “yakıp yıkma, bize ait olamayanı tahrip etme” neden bizim kültürümüz olsun ki? Dünyanın belki en büyük heykelleri olan, Afganistan da ki yüzlerce yıllık Buddha heykellerini dinamitlerle havaya uçuran Taliban anlayışıyla, aramızda bir anlayış, bir mantalite farkı olması gerekmiyor mu? Bu farkı, İstanbul’u fethettiğinde ortaya koyarak Hıristiyan değerlerini, yapılarını, kiliselerini muhafaza eden Fatih Sultan Mehmet’ten de mi ders almadık diye sormak geliyor içimden. Şimdi gelelim ilklere… Anadolu toprakları bin yıllardır her zaman ilklerin yaşandığı topraklar olmuşlardır. Bunu ben söylemiyorum, değerli tarihçilerimiz, arkeologlarımız söylüyor. Peki çok mu zor bunca tarihi barındıran topraklardaki antik tarihi korumak? Olmasa gerek. Bakın, güzelim Anadolu toprakları hangi tarihsel ilkleri barındırıyor bağrında; 1)Tarihteki ilk yazılı antlaşma: Bilindiği üzere tarihteki ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması, İ.Ö. 1259–1258 yılları arasında, Anadolu uygarlıklarının temel taşı sayılabilecek Hitit kralı Mutavallis ile Mısır firavunu II. Ramses arasında yaşanan Kadeş Savaşı nın ardından imzalanmıştır. (Ana Brittanica’ya göre Kadeş savaşı II. Ramses ile Hitit kralı Mutavallis arasında yaşanmış ama antlaşma II. Ramses ile III. Hattuşili arasında gerçekleşmiştir.) Bazı tarihçiler, savaşın sona ermesinin sebebinin o gün meydana gelen güneş tutulmasından korkarak, tanrıları kızdırdığını düş&u... Devamı

Yılbaşı

2013-03-15 11:56:00
Yılbaşı |  görsel 1

Devamı

Taşlar

2013-03-15 11:51:00
Taşlar |  görsel 1

TAŞA GÖNÜL VERENLER, DOĞANIN MUCİZESİ DOĞAL TAŞLARIN GİZEMLİ YOLCULUĞUNDA SİZLERLEYİZ ÇAKRALAR VE TAŞLAR BİRİNCİ ÇAKRA: TAÇ ÇAKRASI Yeri: Başın taç kısmında. Renk: Menekşe rengi (viyolet) Element: Tüm işaretlerin daha yüksek ifadesi. Ruhsallığın, aydınlanmanın, dinamik düşünce ve enerjinin merkezi. Beyin, sağ göz ve epifiz bezine yaşamsal enerji veren merkezdir. Salgıbezleri/Organlar: Epifiz bezi, beyin. Taşlar/Mineraller: Ametist, kuvars kristali Yiyecekler: Güneş, meyvesuları, fasting. İlgili aromalar: Olibanum, lotus. His işlevi: yok Nitelikler: Eterik bilgeliğin içe akışına izin verir ve kozmik biliçliliğin hediyesini getirir. Uyandırıldığında ve netleştirildiğinde, kişinin aldatıcı idealler, maddi işler, kendini kısıtlayıcı düşünceler, gurur ve kibirlilik hakkında gerçekleri göstermesini sağlar; daha ileri aşamada ise sürekli bir özfarkındalık ve kişisel duygulardan bilinçli bir ayrılma tecrübe etmesini sağlar Olumsuz Nitelikler: Karmaşa, sinirlilik, stres. İKİNCİ ÇAKRA: ÜÇÜNCÜ GÖZ (ALIN ÇAKRASI) Yeri: Kaşların ortasında, kaşların bir parmak kalınlığı kadar üstünde. Renk: Çivit mavisi (İndigo) Element: Tüm işaretlerin daha yüksek ifadesi İşlevleri: Altıncı hissin merkezi, yüksek önsezi, ruhsal, manyetik ve ışık enerjisi, Geleceği görebilme gücü, bağımlılıkları şifalandırmak. Salgıbezleri/Organlar: Pituitary gland, beyincik, kulaklar, burun, sinüsler, gözler, merkezi sinir sistemi. Taşlar/Mineraller: Lapis Labuzi, indigo, safir, sodalite. Yiyecekler: Klorofil, nefes, hava. İlgili aromalar: Nane, yasemin. His işlevi: DDA (duyu dışı algılama) dahil tüm duyular Nitelikler: Yüksek bilinçlilik, duygusal ve ruhsal sevginin merkezi, spritualiçgörü, gel... Devamı

Marduk: Bu tanrının Monoteistik dinlerin tek tanrısına ilginç be

2013-03-15 11:49:00
Marduk: Bu tanrının Monoteistik dinlerin tek tanrısına ilginç be |  görsel 1

1. O MU, O DEĞİL Mİ? Biliyorum; çoğunuzun ilk kez karşılaştığı Marduk, bir kısmınıza göre “morardık” veya “yamuk” kelimeleri ile fonetik benzerliği olan unutulmuş bir tanrıdan başka birşey değil. Belki de böylesi eski bir hikayenin üzerinde durmayı da anlamsız buluyorsunuz. Hak veriyorum aslında size; çünkü bazı şeyleri başından anlatmalıydım. Sanırım o zaman Marduk’un neden bu denli önemli olduğunu anlardınız. Öncelikle söyleyeyim ki Marduk, geniş bir grup bilim adamına göre Sümer dininin baştanrısı Enlil’in ta kendisi. Hatta hatta Yunan dininin baştanrısı Zeus! Metafizik-din-tarih üçgeninde araştırma yapan uzmanlar, aynı bilinçli metafizik enerjinin farklı uygarlıklara, “araziye uymak için” kamuflaj giysisi kuşanıp farklı adlarla çıktığını iddia ediyorlar; çünkü aşağıda anlatacağım gibi bu üç tanrının kimlikleri de, mitleri de üç aşağı, beş yukarı aynı! Üstelik hepsi bu kadar da değil. Marduk/Zeus/Enlil -kabullenilmesi zor olsa da- çok yakından tanıdığınız bir tanrıya daha benziyor. O olup olmadığı konusunda gümbürtülü tartışmalar oluyor batıda. Kime mi benziyor? Hemen söyleyeyim: Tevrat’ın Tanrısı Yahweh’e! İsmi, Türkçe Tevrat’ta dilimize Rab- Allah olarak -eşdeyişle İslam’ın Tanrısının adı ile- tercüme edilmiş olsa da, orijinal Tevratta ya Yahweh veya Elohim olarak geçen farklı bir güç bazı din tarihçilerine göre o. Ekleyeyim ki Yahweh’in özellikleri ve mitleri de diğer üç tanrıyla çok benzer. Bu noktada bir saplama yaparak geçen bölümleri anımsatayım: Önceki sayfalarda Lilith’in de farklı zamanlarda farklı isimler ile tanındığını (çoğunlukla da kötülendiğini), ama gerçekte Ana T... Devamı

Erken Dönem Tapınağı Ziggurat

2013-03-15 10:33:00
Erken Dönem Tapınağı Ziggurat |  görsel 1

İran'daki Chogha Zanbil Zigguradı. İran’da Süz bölgesine 40 Km. mesafede ve günümüze kadar korunmuş olarak kalan bir Zigurrad.. Ur’dai Zigurrat’ın Kalıntıları Ruines de la ziggurat d'Ur. Ur Zigurrat’ının tasavvuri biçimi Ziggurat, (Babilce ziqqurrat, zaqā "yükselmiş yere kurmak") eski Mezopotamya vadisinde ve İran'da terası bulunan piramitlere benzeyen tapınak kulesidir. Zigguratlar eski Mezopotamya'da Sümerlerde, Babillerde ve Asurlarda bir çeşit tapınaktır. En eski ziggurat örnekleri basit yükselti platformları iken Ubaid döneminde, M.Ö. 4000'lü yıllara aitti. En sonuncusu da M.Ö. 6. yüzyıldadır. Piramitlerin aksine zigguratların üstü düzdür. Basamaklı piramit tarzı ilk krallık dönemleri sonunda olmuştur. Dikdörtgen, oval ya da kare platformlar üzerinde kurulan zigguratların pramitsel tasarımı mevcuttu. Güneşte ısıtılmış tuğlalar zigguratların dışındaki görüntüsünü yaratmıştır. Bu tuğlalar genelde astrolojik anlamlarından dolayı değişik renklere sahipti. Kat sayısı 2 ila 7 arasındaydı ve tepesinde ya bir tapınak ya da türbe bulunurdu. Türbeye ulaşmak için bir tarafında rampalar yapılır ve bu rampa en aşağısından en yükseğine kadar uzanırdı. Tanınmış örnekleri arasında Horsabad'da bulunan Büyük Ur Zigguradı bulunur. Mezopotamya zigguratları sadece halkın ibadet ettiği ya da seremoni yaptığı yerler değildi. Bu yerlerde tanrıların bulunduğuna inanılırdı. Zigguratlar sayesinde tanrıların insanlara yakın olduğuna inanılırdı. Her şehirin kendi tanrısı mevcuttu. Sadece rahipler zigguratın içerisindeki odalara girebilirdi ve onların sorumluluğu altında tanrıların gereksinimleri karşılanırdı. Bu vesile ile, zigguratların içeri... Devamı

Sümer Tanrıları ve Dini

2013-03-14 16:44:00
Sümer Tanrıları ve Dini |  görsel 1

İ.Ö. IV. binyılda Aşağı Mezapotamya'da yaşayan halkların inançları. Sümer dünyası XIX. yüzyılda keşfedilinceye inanç alanının temel bilgilerinde bir hayli değişiklikler olmuştur. Türkistan bozkırlarından Dicle'yle Fırat deltasına inen bu çok becerikli ve bilgili ulus, bölgelerinin kuzeyinde yaşayan Akad'larıda etkileyerek, olağan üstü bir uygarlık geliştirmiştir.   Sumer dini çoktanrılı bir dindi. Dünyada, evrende, doğada görülen, hissedilen her nesnenin bir Tanrısı vardı. Tanrılar insan görünümünde, fakat insanüstü güçleri olan ölümsüz varlıklardı. İnsanlar gibi, onlann da çocuklan ve eşlerinden oluşan aileleri bulunuyordu. Bu aileler kral gibi bir Baştanrı altında toplanmışlardı. Tanrılar da insanlar gibi sever, üzülür, kızar, kıskanır, kavga eder, kötülük yapar, hastalanır, hatta yaralanabilirlerdi. Yer, Gök, Hava, Su Tanrılan yaratıcı, diğerleri yönetici ve koruyucu Tanrılardı. Her şehrin bir koruyucu Tanrısı vardı. O Tanrı, şehrinin iyi yaşam sürmesinden sorumlu idi. Onun gücü, şehrinin iyi veya fena olduğuna göre değişirdi. Bunlara aym zamanda diğer şehirlerde de tapılırdı. Bu şehir Tanrıları, evrenin yönetimini aralannda bölüşmüşlerdi. Tanrılara ait listelerde 1500 kadar Tanrı adı bulunması, Sumerlilerin ne kadar çok Tanrı yarattığını göstermektedir. Tanrıları insan şeklinde algılamalan, Tanrıları şehirlerin dışında evren ve doğa Tanrısı olarak geliştirmeleri ve onlan uyumlu bir sistem içine almalan, Sumerlilerin önemli ruhsal başanları olarak kabul edilmektedir. Tanrılar yalnız evrende değil, insanlarm yaşamına da girerler. Örneğin, yorulmak bilmeden gezen Güneş Tanrısı Utu, her şeyi görür, adaleti korur, insanlara yardım eder, ciğer falı bakanlann piri... Devamı

Mısır Mitolojisi

2013-03-14 16:17:00
Mısır Mitolojisi |  görsel 1

ATUM:İmparatorluk Tanrısı ANUBİS:Ölüler Tanrısı SEKMET:Savaş Tanrısı HATOR:Neşe ve Aşk Tanrıçası HORUS:Gök ve Işık Tanrısı THOTH:İlim Tanrısı PTAH:Sanatçıların Tanrısı OSİRİS:Yeraltı ve Ölüler Tanrısı İSİS:Bereket Tanrıçası MAAT:Adalet Tanrıçası RA:Güneş Tanrısı SETH:Çöl Tanrısı AMON:Gök Tanrısı AMEN (Amon,Amun,Ammon,Amoun): "Amen" "saklı olan" demektir.Teb'in baş tanrısıdır.Eşi Ame -net'le birlikte ilk tanrılardan biridir.Kutsal hayvanları kaz ve koçtur.Orta Krallık döneminde sadece yerel bir tanrıydı ama Tebliler Mısır'a hakim olunca Amen önemli bir tanrı oldu.18.Hanedan'dan itibaren Tanrıların Kralı oldu.Ünlü Amen tapınagı Karnak,dünyanın en büyük dinî yapısıdır.Yeni Krallık boyunca Amen'in eşi Mut olarak kabul edildi.Bu ikilinin çocuğu Ay tanrısı olarak bilinen Khons(Chons)'tur. AMEN-RA(Amon-Re): Amen rahipleri tarafından Yeni Krallık'a geçisi saglaması için tasarlanmıs karma bir tanrıdır.Bu Amen'in gücünü Ra'ya yansıtır (veya tam tersi) ANUBIS(Anpu,Ano-Oobist): Anubis,Nephthys ve Seth'in(bazı efsanelere göre Osiris ve Isis'in) ogludur.Çakalların mezarlar etrafında dolaşması nedeniyle çakal başlı Anubis ölümle birlikte anılmıştır.Ölen Osiris'i mumyaladığı için mumyalama tanrısı olmustur.Görevi tüm ölüleri korumak ve yüceltmektir.Bu yüzden mumyalamayla görevli kişiler Anubis maskesi takarlar.Ölen kişi diğer dünyada yargılanırken ona yardım eder. ANUKET: Yukarı Mısır'da,Elephantin yöresinde Khnum ve Sati'nin kızı olarak bilinir.Kutsal hayvanı ceylandır.Kuş tüyleriyle kaplı bir taç giyer ve soguk su tanrıçasıdır. APIS: Sa... Devamı

Mitolojik Yaratıkların Görüntüleri - Mitolojik Yaratıklar - Mito

2013-03-14 16:11:00
Mitolojik Yaratıkların Görüntüleri - Mitolojik Yaratıklar - Mito |  görsel 1

  Simurg Simurg veya bir diğer ismiyle Zümrüdü Anka efsanevi bir kuştur. Pers mitolojisi kaynaklı olsa da zamanla diğer Doğu mitoloji ve efsanelerinde de yer edinmiştir. Sênmurw (Pehlevi) ve Sîna-Mrû (Pâzand) diğer isimlerindendir. Ayrıca zaman zaman sadece Anka kuşu olarak da anıldığı olmuştur. Türk mitolojisinde karşılığı Tuğrul kuşu'dur.İran efsanesine göre, bu kuş o kadar yaşlıdır ki dünyanın yıkılışına üç kez tanık olmuştur. Tüm bu zaman boyunca, Simurg o kadar çok öğrenmiştir ki tüm zamanların bilgisine sahip olmuştur.   Sfenks Kafası koç, kuş, veya insan, gövdesi ise uzanan bir aslan şeklini alan heykeldir. İlk önce Eski Mısır'da rastlanan Sfenks, eski Yunan mitolojisinde büyük kültürel önem taşımıştır ve ismini buradan almıştır. Sözcüğün Mısırca’daki orijinal biçimi kepes ankh ya da “yaşayan heykel” anlamında şeşep (sheshep) ankh'tır. Sfenkslerin en tanınmışı Büyük Gize Sfenksi'dir. Mısır sfenksi antik bir efsanevi yaratıktır. Gövdesi uzanan bir aslan ve kafası genellikle bir firavunun kafasının şeklini alır. Aslanlar güneş ile bağlantıları nedeniyle antik Mısırlılar tarafından kutsal hayvan sayılırlardı.   Şahmeran Şahmeran, daha çok güney, orta ve doğu Anadolu resminde, masallarında, hikayelerinde rastlanan akıllı ve iyicil olarak tanımlanan bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan, Meran adı verilen, doğaüstü yaratıkların başındaki hiç yaşlanmayan, ölünce ruhunun kızına geçtiğine inanılan varlık. Farsça yılanların şahı anlamına gelen "şah-ı meran" dan gelir. Ancak, Şahmeran'a ilişkin tüm efsanevi kayıtlar ve Şahmeran efsanelerine özgü tüm... Devamı

Mitolojik Yaratıkların Görüntüleri - Mitolojik Yaratıklar - Mito

2013-03-14 16:06:00
Mitolojik Yaratıkların Görüntüleri - Mitolojik Yaratıklar - Mito |  görsel 1

  Kiklop Yunan mitolojisinde alınlarının ortasında tek gözleri bulunan devler. Uranos ile Gaia'nin oğulları. Onlar tanrılardan korkmayan, zalim, insan etiyle beslenen yaratıklardır. Homeros'a göre kikloplar, mağaralarda yaşayan korsan çobanlardır. Odysseus adamları ile birlikte Troya Savaşından vatanına dönerken dev kiklop Polyphemos'a esir düşmüş ve onun elinden kurtulmak için dev polyphemos'u kör etmek zorunda kalmışlardı. Oğlunun kör edilmesine sinirlenen Poseidon Odysseus'u bin bir türlü felaketle cezalandırmıştı. Hesiodos'a göre kiklop'lar, üç taneydi, Gaia ve Uranos'ün çocukları idi. Brontes, Steropes ve Arges ('gök gürültüsü', 'parıltı' ve 'şimşek'). babaları tarafından Tartaros'a hapsedilmiş, daha sonra Zeus tarafından kurtarılmış ve ona titanlara karşı savaşta yardım etmişlerdi. Bir rivayete göre, kikloplar, Apollon'un oğlu, sağlık ve hekimlik tanrısı olan Asklepios'u öldürmüşlerdi. Buna sinirlenen Apollon oğlunun öcünü almış ve kiklop'ları öldürmüştü. Daha sonra çıkan efsanelerde kikloplar ateş tanrısı Hephaistos'un yardımcıları idi ve onun yanında demircilik yaparlardı. Türk mitolojisinde karşılığı Tepegöz'dür.   Kurt Adam Bir insanın bir hayvan, özellikle de kurt biçimine girebilmeye yetenekli olması, kurtadam söylencesinin çıkış kaynağı hakkında yeterli bir açıklama değildir. Çok eskiden beri çeşitli kaynaklarda ve toplumlarda kurtadam öykülerine rastlanmaktadır. Tarihte Kurtadamlık Eski Yunanlılar ve Karadeniz'in kuzey kıyılarına yerleşmiş Scythia soyu, bölge yerlileri Neurianları sihirbaz olarak kabul ediyorlardı. Bu olağan üstü büyücüler... Devamı

Mitolojik Yaratıkların Görüntüleri - Mitolojik Yaratıklar - Mito

2013-03-14 15:59:00
Mitolojik Yaratıkların Görüntüleri - Mitolojik Yaratıklar - Mito |  görsel 1

Hidra Lerna bataklıklarında yaşayan dokuz başlı bir canavarın adıdır. Bu canavarın öldürülmesi Herkül'ün on iki görevi arasında 2 sırada yer alan vazifedir. Babası Titan Tifon ve annesi canavarların tanrıçası Ehidna olan Hidra'nın Lerna gölündeki yuvası, ölümden sonraki dünya ile insanların dünyası arasındaki kapının tam ağzında yer almakta olup, Hidra ise bu kapının bekçiliği görevini üstlenmekteydi. Hidra'nın öldürülmesinin çok zor olmasının sebebi kesilen her bir başın yerine derhal bir yenisinin çıkması idi. Herkül bu canavar ile karşılaşmadan önce bataklık içerisindeki zehirli gaz ve dumanlarla kaplı Hidra yuvasının girişinde, ağzını ve yüzünü bir örtü ile örterek kendini korumuştur. Canavar ile karşılaşıp savaşmaya başlayan Herkül bir süre sonra, kestiği kafaların yerine devamlı yenilerinin çıktığını görünce aslında boşuna savaşıp yorulduğunun fark etmiş ve tam umutsuzluğa kapılmaya başladığı anda yardımına İolaos (Herkül'ün yeğeni) yetişir. Sanıldığına göre, o anda Athena'nın da yardımı ile canavarın kesilen başlarının bir daha çıkmaması için boyunlarının meşale ile yakılmasını akıl eder ve hemen orada yaktığı meşaleyi Herkül'e uzatır. Bu meşale sayesinde kestiği başların yerini dağlayarak canavarı öldürmeyi başaran Herkül, Hidra'nın kestiği başlarından birini bir kesede saklayarak, onun zehirli kanını daha sonraki görevlerinde oklarında kullanmış böylece bu okların açtığı yaraların kapanmaz bir hale gelmesini sağlamıştır   Hüma Hüma kuşu, çoğu kez cennet kuşu olarak da adlandırılan, görünmeyecek şekilde çok yükseklerde dinlenmeksizin sürekli uçan, asla yere değmeyen -bazı kaynaklarda... Devamı

Mitolojik Yaratıkların Görüntüleri - Mitolojik Yaratıklar - Mito

2013-03-14 15:52:00

    Garuda Evren ağacının dalları arasında bir yuvada bulunan yumurtadan çıkar. Annesi Vinata, babası Kasyapa'dır. Er Töştük Destanı'nda Karakuş adıyla yer alır; avlanmaya gittiği sırada bir ejderha (Yelbegen) gelip yavrularını yer ve bunu alışkanlık durumuna getirir. Bu kez Er Töştük, ejderhayı öldürür ve yavrularını kurtarır. Bu iyiliğin altında kalmak istemeyen Karakuş, onu yeryüzüne indirmek üzere sırtına bindirir. Yolda yiyecek bitince Er Töştük kendi etinden parçalar kopararak Karakuş'a verir. Yere inince bu fedakarlığı gören Karakuş, onun yaralarının iyileşmesini sağlar.   Gelin Gelin veya Rumca nife Heybeliada halkının inanışında Rum mezarlığında geceleri beyaz bir ata binerek ortaya çıkan olağanüstü güzellikte genç bir kadın formunda dişi bir iblisin adı olup, beyaz bir gelinlik giymekte, kendisiyle göz göze gelen erkekleri cazibesiyle mezarlığın içerisine çekerek öldürmektedir   Germakoçi Laz halk inancında orman içlerinde yaşayan, uzun boylu, vücudu kıllarla kaplı maymun ile insan arası bir orman yaratığının adıdır.Gürcüce'de Oçokoçi adındaki canavarla aynı özellikler gösterir (mitolojilerinin de aynı olması Gürcü ve Lazların akraba kavimler olduğunu gösterir)Megrelya'da Oçhokoçi adıyla bilinen efsanevi yaratık pek çok masal ve efsanenin temel kahramanı olup, bazı varyantlarda bir cadı karısının kocasıdır ve yamyamdır. Yamyam olmayan hatta safça davranışlarından dolayı kolaylıkla kandırılabilen Trabzon folklorundaki Karakoncolos(yaban adamı) ile benzerlikler götermesine karşın kendine özgü farklılıkları da vardır. Bazı halk bilimciler b... Devamı