Sümerler Hakkında Bir Çok Şey

2013-03-15 13:39:00

sümer ve babil mitolojisi Yaratılış Efsanesi: Babil'in yaratılış destanı Enuma Eliş, tanrıların düşüşünü ve aralarındaki ilk yabancılaşmayı, diğer pek çok dinde rastlanan büyük tanrılarla genç tanrılar arasındaki savaşları anlatan hikayelere benzer bir öyküyle aktarır. Evrensel boşlukta ilkin erkek dev Absu'yla dişi dev Tiamat varmış, bunların birleşmesinden erkek yılan Lakamu meydana gelmiş, yılanların birleşmesinden de gökyüzü tanrısı Anşar'la yeryüzü tanrısı Kişar doğmuş, yeryüzüyle gökyüzü birleşerek Anum, Enlil ve Ea'yı doğurmuşlar. Böylelikle sessizlik bozulmuş ve evrende gürültü başlamış. Sessizliğe alışık olan Absu'yla Tiamat bu gürültüden tedirgin olmuşlar. Absu, bütün yarattıklarını yoketmeye karar vermiş, çocuklarının yok olmasını istemeyen Tiamat her ne kadar ona karşı koymuşsa da dinletememiş. Ne var ki büyükbabasının bu kararını sezgileyen Ea bir büyüyle onu yoketmiş. Kocasının yokoluşuna çok üzülen ve o oranda da çok kızan Tiamat bir canavarlar ordusu kurarak öcalmak ve bütün tanrıları yok etmek istemiş. Tiamat dehşet verici yaratıklardan -akrep adamlar, kentaurlar ve başka korkunç yaratıklar- oluşan bir demon ordusunun başına komutan olarak konkunç dev Kingu'yu getirmiş ve kader ipleri'ni de onun eline vermiş. Tanrılar önce korkudan titremişler, sonra ç****izlik içinde kendilerini savunmaya karar vermişler. Önce Anum ve sonra Ea savaşı yönetmeyi denemişlerse de becerememişler ve korkup kaçmışlar. Tiamat'la başa çıkamayacaklarını anlayan tanrılar sonunda Marduk'a başvurmak zorunda kalmışlar. Marduk, kendisini bütün tanrıların başkanı yapmaları ve kaderin iplerinide kendisine vermeleri şartıyla başkomutanlığı kabul etmiş. ... Devamı

Tarih Sümerle Başlar

2013-03-15 12:37:00
Tarih Sümerle Başlar |  görsel 1

       Anadolu toprakları üzerinde yaşayan bizler, biraz değer bilir insanlar olsak, antik tarihi Vandallar gibi yakıp yıkmaz, tarih hazinelerimiz ve bizim güvenilirliğimize emanet edilmiş kültür hazineleri olan heykellerin başlarını kırmaz, fresklerin gözlerini oymazdık diye düşünüyorum. Elbette bu bir kültür sorunudur, ama “yakıp yıkma, bize ait olamayanı tahrip etme” neden bizim kültürümüz olsun ki? Dünyanın belki en büyük heykelleri olan, Afganistan da ki yüzlerce yıllık Buddha heykellerini dinamitlerle havaya uçuran Taliban anlayışıyla, aramızda bir anlayış, bir mantalite farkı olması gerekmiyor mu? Bu farkı, İstanbul’u fethettiğinde ortaya koyarak Hıristiyan değerlerini, yapılarını, kiliselerini muhafaza eden Fatih Sultan Mehmet’ten de mi ders almadık diye sormak geliyor içimden. Şimdi gelelim ilklere… Anadolu toprakları bin yıllardır her zaman ilklerin yaşandığı topraklar olmuşlardır. Bunu ben söylemiyorum, değerli tarihçilerimiz, arkeologlarımız söylüyor. Peki çok mu zor bunca tarihi barındıran topraklardaki antik tarihi korumak? Olmasa gerek. Bakın, güzelim Anadolu toprakları hangi tarihsel ilkleri barındırıyor bağrında; 1)Tarihteki ilk yazılı antlaşma: Bilindiği üzere tarihteki ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması, İ.Ö. 1259–1258 yılları arasında, Anadolu uygarlıklarının temel taşı sayılabilecek Hitit kralı Mutavallis ile Mısır firavunu II. Ramses arasında yaşanan Kadeş Savaşı nın ardından imzalanmıştır. (Ana Brittanica’ya göre Kadeş savaşı II. Ramses ile Hitit kralı Mutavallis arasında yaşanmış ama antlaşma II. Ramses ile III. Hattuşili arasında gerçekleşmiştir.) Bazı tarihçiler, savaşın sona ermesinin sebebinin o gün meydana gelen güneş tutulmasından korkarak, tanrıları kızdırdığını düş&u... Devamı