2013-03-13 10:41:00

Ebem Köksüz çınara Ağıt İs basmış kışı, geceyi kar kucaklamış, içimde çığlık çığlığa bir avut... Gece sabaha geçerken göz göze geldim, tozlu çekmecede güneş yanığı yüzünle Nafiye Ebe! Sen adı konulmamış bir destansın sadece canlarının bildiği Kimliksiz evsiz nikahsız sahipsiz kız çocuğu, yangınların kavruğu Kolların ağustos güneşiydi sesin gün kurusu tenin kenger kokusu Sıcacık bir duygu kapladı yüreğimi özlemişim seni Saat:02:00 Tam 62 yıl olmuş yüreğin deprem yeri … O tatlı uykunda belki ananın koynunda kopmuş kaderinin ipleri Yer sallamış sallamış boş beşik misali o uğursuz afat, Erzincan'ı Yarılıp içine almış ananı babanı tüm sahip olduklarını Üç gün devlet gelememiş oraya, üşüdün mü Ebe, korktun mu, ağladın mı? Gördüklerinle, göreceklerini bilmeden. …. Bir acı ki taa iliklerimde gözümde taştı Fırat Dilimde isyan sırtımda Kabil'in kanlı bıçağı Nice Yusuf lar gördüm Ebe, yazgısına kör kuyularda başlayan Çarmıha gerildim İsa olmadan, tufanlar geçti üstümden Nuhsuz Kederim evren gibi sonsuz ….. Anın ağırlığı gözlerime çökmüşken bir kınalı el belirdi omzumda Ortalık toz duman, dedi; torumun kuzusu hamurun viranda karıldı Mayan hasret acı sabrın başının tacı, ben kalktım kimsesizken ayağa Can verdim ananın anasına bak yazgıma. Bir kız dizlerini döven şaşkın yıkılmışlığın ortasında On altısında bir gelin kan kusmuş yarinin baş ucunda Yaşlı bir adamın koynunda yatan gözü kanlı kuma Kayıp gitmek varmış anlamsız bir gurbetin sapağında Ve ananın cansız saçlarını okşarken isyansız bir yakarış dilimde fısıldar gibi Dedim ki dal duru... Devamı

2013-03-13 10:24:00

Al gülüm ver gülüm sevdalar da lal oldu bülbüller. T C  Devamı

2013-03-13 10:23:00

Nice yılanlar besledim koynum da yoktu panzehirleri...TC  Devamı